Duyu Bütünlüğü Nedir?

Bilge Çocuk’a başvuran tüm bebekler ve çocuklar, Duyu Bütünleme Terapistleri tarafından Duyu Bütünlüğü açısından değerlendirilirler. Değerlendirmelerden elde edilen sonuçlara ve çocukların ihtiyaçlarına göre Duyu Bütünlüğü Terapisi’ne alınarak takip edilirler.

İlk kez A. J. Ayres tarafından tanımlanmıştır. Duyu bütünlüğünü; kişinin vücudunu etkili kullanabilmesi için çevresinden ve vücudundan gelen duyusal bilgileri alması, organize etmesi ve yorumlamasını sağlayan nörolojik bir süreç olarak tanımlanır. Duyusal bilgilerin yeterli bütünleştirilmesi ve işlemlemesinin tüm motor, davranışsal, duygusal ve dikkat cevaplarının (adaptif davranış) oluşturulmasında önemli bir temel oluşturduğunu varsayar.

Duyu Bütünlüğü Bozukluğu, öğrenme bozukluğu olan çocukların duyusal bilgileri bütünlemede problemlerinin olduğu ve bu problemlerin çocukların motor öğrenmesini, akademik becerilerini, dikkat durumunu ve davranış şekillerini de etkileyebileceğini gösterir.

Duyu Bütünlüğü Süreci 4 seviyede gerçekleşir:

1. seviye: Çocuk en erken dönemden itibaren sürekli duyusal bilgi alır ve gelecekteki öğrenme yeteneği için alt yapı oluşturur. Görme, işitme ve diğer duyular bu dönemde aktifken asıl önemli olanlar taktil (dokunma), denge (vestibuler) ve derin (proprioseptif) duyulardır.

Taktil duyular, bebekler üzerinde çok önemli etkilere sahiptir. Dokunma duyusu; emme, çiğneme ve yutmayı gerçekleştirmede yardımcıdır. Aynı zamanda dokunmayla anne ve bebek arasında güçlü bir duygusal bağ gelişir. Eğer dokunma duyusunun işlemlemesinde sorun varsa, emmede ve anneyle duygusal bağ oluşturmada sorunlar oluşur.

Denge ve derin duyular vücut hareketleri ile ilgili bilgi sağlar ve bu duyuların işlemlemesi çocuğun kollarını, bacaklarını ve göz hareketlerini kontrol etmesini sağlar. Denge ve derin duyuların zayıf işlemlemesinde; çocuğun bir objeye odaklaşması ya da hareketli bir nesneyi takip etmesi zorlaşır ve vücut cevapları gecikir. Aynı zamanda bu çocuklar zayıf dengeye ve düşük kas tonusuna sahip olur.

2. seviye: Çocuk birinci seviyede temel duyuları işlemledikten sonra, vücut farkındalığını geliştirmeye başlar. Vücut farkındalığı: vücut bölümlerinin nerede olduğu, birbirleriyle nasıl ilişkide oldukları ve nasıl hareket ettiklerine dair zihinsel bir resimdir. Gelişen taktil (dokunma), denge (vestibuler) ve derin (proprioseptif) duyular vücut farkındalığının oluşmasında önemlidir. Vücut farkındalığının iyi organizasyonu, çocuğun bakmadan ve dokunmadan vücudunun ne yaptığını hissetmesini sağlar. Çocuğun görme duyusunu çok kullanması vücut farkındalığının zayıf olduğunu gösterir. Zayıf vücut farkındalığına sahip çocuk ise motor planlama yapamaz, yeni hareketleri geliştiremez veya bu hareketleri öğrenmede çok zaman harcar.

3. seviye: Duyu bütünlüğü sürekli ve devam eden bir süreçtir. Çocuk geliştikçe duyuların anlaşılması ve algılanması da artar. İşitme daha da gelişir, konuşulanı anlar ve konuşarak cevap verir. Görme daha kusursuz olur ve görsel bilgiyi daha düzgün algılar. Bu sayede, insanlar ve objelerin nerede olduklarını, onlarla kendisinin nasıl bir ilişkide olduğunu anlar.

Bu dönemde el-göz koordinasyonu gelişir. Artık çocuk kalemi elinde tutabilir, basit resim çizebilir, topu yakalayabilir ve bardağına su doldurabilir. İyi bir el-göz koordinasyonu için sadece elden ve gözden gelen duyusal bilgiler yeterli değildir. Bu duyulara denge (vestibuler) ve derin (proprioseptif) duyular da katkıda bulunmalıdır.

4. seviye: Duyu bütünlüğünün son ürünleri; akademik beceriler, kompleks motor beceriler, davranışların düzenlenmesi, vücudun ve beynin her iki tarafının da özelleşmesi, kendine güven ve kendini kontrol etmedir.

Beynin farklı bölgeleri özelleşmeden önce bir bütün olarak çalışmak ve birbiriyle iletişim kurmak zorundadır. Eğer beynin iki tarafı bu birlikteliği sağlamazsa, bu bölgeler benzer fonksiyonları geliştirme eğilimindedir. Bu özelleşme yetersiz kalırsa, çocuk ince motor aktivitelerde her iki elini de kullanır fakat normal bir çocuk kadar başarılı olamaz.

Bu dönemde çocuk, taktil (dokunma), denge (vestibuler) ve derin (proprioseptif) duyuları ile birlikte motor koordinasyonu geliştirir. Kaba motor yetenekleri daha gelişmiştir: zıplayabilir, koşabilir ve grup oyunlarına katılabilir. Ayrıca, ince motor beceriler de daha iyi seviyededir: düğme ilikler, fermuar çekebilir ve topaç çevirebilir. Aletleri kullanmak için bir elini tercih eder. Kalem ile anlaşılabilir şekiller ve semboller çizilebilir. Sosyal olarak yeterlidir, fikirlerini ve oyuncaklarını paylaşır, işler istediği gibi gitmezse esnek davranır. Tüm bu seviyelerin, çocuk okula başlayıncaya kadar gelişmesi gerekir, çünkü bu dönem duyu bütünlüğünün son ürünlerine ihtiyaç duyulduğu zamandır.